Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

[ Bütün listeye bak ]


Sitede bugüne kadar en çok 11 kişi C.tesi Tem. 27, 2013 5:14 am tarihinde online oldu.
En son konular
» ADOBE PHOTOSHOP C2 + RESİMLİ ANLATIM (Bakımda)
Cuma Tem. 30, 2010 7:49 pm tarafından nurullah12

»  Call Of Duty 1 - FULL indir - DOWNLOAD
Salı Tem. 20, 2010 4:33 pm tarafından nurullah12

» Önemli Bir Duyuru Daha
Salı Tem. 20, 2010 4:30 pm tarafından nurullah12

» Önemli Bir Duyuru!
Salı Tem. 20, 2010 4:28 pm tarafından nurullah12

» En Çok Hangi Counter-Strike Modunu Tercih Ediyorsunuz ? - Anket
Ptsi Tem. 19, 2010 8:34 pm tarafından nurullah12

» En Çok Hangi Pc Oyunu Türünden Hoşlanırsınız ? - Anket
Ptsi Tem. 19, 2010 4:09 pm tarafından nurullah12

» En İyi Admin? - Anket
Ptsi Tem. 19, 2010 4:07 pm tarafından nurullah12

» Max Payne 2: The Fall of Max Payne - Full - Oyun indir - Download - Yükle
Ptsi Tem. 19, 2010 3:42 pm tarafından nurullah12

» Sitemizin Teması Nasıl ? - Anket
Ptsi Tem. 19, 2010 3:27 pm tarafından nurullah12

Istatistikler
Toplam 44 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: ali_aksaray

Kullanıcılarımız toplam 124 mesaj attılar bunda 96 konu
Forum Kuralları

C.tesi Tem. 17, 2010 7:57 am tarafından Admin

1 - Küfür Yasaktır..
2 - Baska üyelere Saygılı Olunuz
3 - Yeni Gelen üyelere Yardımcı Olunuz...

Yorum: 1


Isık Nedir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Isık Nedir

Mesaj  Admin Bir Paz Tem. 18, 2010 12:38 pm

Bilim ve Teknoloji / Işık Nedir?
Işık nedir ? Işık, maddenin fiziksel yapısındaki Atomik Etkileşim sonucu meydana gelen, ışıyan bir enerji türüdür. KAYNAĞINDAN çıktıktan sonra bütün yönlere dağılır ve dalgalar şeklinde ilerler.

Herhangi bir dalganın iki temel özelliği dalga boyu ve frekansıdır. Dalga boyu, birbirine komşu iki dalganın tepe noktaları arasındaki mesafedir. Frekans ise belli bir noktadan belli bir zaman birimi içinde geçen dalga adedidir. Dalga boyu ile frekansın çarpımı ışığın yoyılmo hızını verir. Işığın dalga boyu, mavi ışık için yaklaşık 380 nanometre, kırmızı ışık için 760 nanometre'ye kadar uzanır. Işığın Frekansı ise 600 milyar adettir. Bu ifadeye göre ışığın saniyede 600 milyar defa Yanıp söndüğünü söyleyebiliriz. Yoyılmo hızı ise saniyede yaklaşık 300.000km 'dir. Bu ÖLÇÜLER yaklaşık boşluk ortamı için geçerlidir. Daha yoğun ortamlarda bu ÖLÇÜLER değişir.
Herhangi bir objenin görülebilmesi için ya kendisinin bir ışık kaynağı olması ya da üzerine düşen herhangi bir ışığı yansıtması gerekir. Işık kaynağı olmayan cisimler özelliklerine göre kendi üzerlerine düşen ışınların bir kısmını az veya çok yansıtırlar.

Fotoğraf söz konusu olduğunda, ışığın dört temel özelliği vardır. Bunlar, parlaklık, yön, renk, kontrasttır. Işık ayrıca üç ana şekilde de incelenebilir. Direk ışık, yansıyan ışık, filtrelenmiş ışık. Pratik olarak ise iki tip ışık vardır, doğal ve yapay ışık.



1. Parlaklık: Parlaklık, ışığın yoğunluğunun ölçüsüdür. Bir pozometre yardımı ile ölçülür. Pozu belirler, kameranın elde mi tutulacağına, sehpaya mı bağlanacağına karar vermekte yardımcı olur. Fotoğrafın rengini ve atmosferini belirler. Parlaklık, kar ile kaplı alanlar ve buzullarda görülebilicek şiddetten, Yıldızsız bir gecenin karanlığına kadar farklılıklar gösterir. Sadece pozu etkilemez, fotoğrafın renk yorumunu da belirler. Parlak ışık genellikle, sert, ama her zaman gerçekçidir. Los ışık ise daha Gevşek, dinlendirici ve gizemlidir.

Yüksek yoğunluklu aydınlatma, konuları daha yüksek kontrastlı ve renklerini daha parlakmış gibi gösterir. Los ışık ise bunun tersi bir etki yapar. Böylelikle ışığın yoğunluğunu değiştirerek fotoğrafçı ürettiği görüntünün uyandırdığı duyguları ve atmosferi de kontrol eder. Dış çekimlerde eğer ışığın şiddeti çok fazla ise bir gri filtre yardımıyla ışığın şiddeti kontrol edilebilir. (Nötr yoğunluk filtresi "ND") Bu tür Çekimler özellikle açık diyafram kullanılması gereken durumlarda yapılır.

İç mekan çekimlerinde konu düzlemindeki Aydınlanmanın şiddeti, konu ile ışığın kaynağı arasındaki mesafeye bağlıdır ve en azından teorik olarak bilinen şu fizik kuralı geçerlidir. Aydınlanmanın şiddeti, konu-ışık kaynağı mesafesinin Karesi ile ters Orantılı olarak artar veya azalır. Daha pratik terimlerle ifade etmek gerekirse, ışık kaynağı-konu mesafesini "2" misli artırırsanız konu düzlemindeki Aydınlanmanın şiddeti 1 / 4 'e düşer. Mesafe "3" misli artırılırsa, şiddet 1 / 9 'a düşer.

Ancak bu kural sadece noktasal ışık kaynaklarında geçerlidir. Civarda yansıtıcı yüzey olmamalıdır. Örneğin, yansıtıcı bir tasa sahip bir fotoğraf ampulünde bu kural kısmen geçerlidir. Yansıyan ışığın miktarı arttığında kuralın geçerliği de yavaş yavaş kaybolur. Duvarlar ve tavandan yansıyan ışık bu kurala göre hesaplanmaz.

Flüoresan ampulü gibi Çizgisel ışık kaynaklarında ise bu kural tamamen geçersiz olup, bu durumda aydınlatmanın şiddeti mesafeyle doğru orantılı hale gelir. Yani konu-ışık kaynağı mesafesi "2" misli artırılırsa, Aydınlanmanın şiddeti Yarıya düşer.



2. Yön: Düşen ışığın yönü, gölgelerin pozisyonunu ve yoğunluğunu (miktarını) belirler. Bu durumda ışığın 5 türünden söz etmek mümkündür.

2.1.Cephe (Önden) Işığı: Işık kaynağı az veya çok kameranın arkasındadır. Kontrastlık, başka aydınlatma şekillerine oranla daha düşüktür. Renkli fotoğraf için temel bir avantaj sayılabilir. Cephe ışığı aynı zamanda en düz ve en YASSI etkiyi verir. Çünkü gölgeler tamamen veya kısmen objenin arkasındadır ve objektif tarafından görülmezler. Doğru renkler almak için cephe ışığı tavsiye edilse bile bu ışıkta hacim ve derinlik etkisinin en az seviyede olduğu bilinmelidir. Yüzde yüz cephe ışığı çok enderdir. Çünkü ister fotoğrafçının arkasındaki güneş, ister makinenin üzerine takılı flaş olsun, optik eksenden biraz kaçık olunca objenin bir yanında ince gölgeler belirmeye başlar. Gerçek cephe ışığı için en iyi kaynak ring flaşlardır. Çünkü objektifi kuşatan bu halka biçimindeki lamba gerçekten gölgesiz görüntü verir.

2.2.Yanal Işık: Işığın kaynağı konunun yan tarafındadır. Ön taraftan ziyade hafifçe arkaya kaymış durumdadır. Üç boyutluluk izleminin ve renk veriminin iyi olması için sıkça başvurulan bir aydınlatma şeklidir. Yan ışık, kullanılması kolay bir şekildir ve daima iyi sonuç verir.

2.3.Ters Işık: Işık kaynağı az veya çok konunun arkasındadır ve onu arkadan aydınlatır, gölgeler kameraya doğru uzar. Diğer aydınlatma şekillerine göre konu kontrastı daha yüksektir. Bu özelliği ters ışığı renkli fotoğraf için çok uygun olmadıgını gösterir. Diğer taraftan bütün diğer aydınlatma şekillerine göre daha inandirici bir mekan ve derinlik hissi verir. Renkli çalışan Fotoğrafçılar ters ışığı kullanımı zor fakat iyi kullanıldığı zaman insani ödüllendiren bir şekil olarak düşünürler. Hemen hemen değişmez bir biçimde ters ışık kullanımı olağanüstü güzellikler ve ifadeler dünyasının kapısını aralar. En dramatik ışık formudur. İfadeyi ve atmosferi kuvvetlendirmede eşsizdir.

2.4.Tepe Işığı: Işık kaynağı az çok konunun üzerindedir. Diğer aydınlatma şekilleri arasında en az fotojenik olanıdır. Çünkü düşey yüzeyler doğru renk verimi için yeterince aydınlanmazlar. Gölgeler çok küçüktür ve derinlik ifadesi veremeyecek şekilde Görüntüde yer alır. Dışarıda bu tipik Öğle güneş ışığıdır. Fotoğrafa yeni başlıyanlarca parlak ve güzel bulunduğu için tercih edilir. Deneyimli Fotoğrafçılar Dış Çekimler için uygun zamanın güneşin nispeten alçakta olduğu sabah erken ve öğleden sonraki geç saatler olduğunu bilirler.

2.5.Alttan Gelen Işık: Az çok konularin alttan aydınlatıldığı şekildir. İyi kullanılması zordur.



3. Renk: Radyasyon bir KAYNAĞINDAN yayılan ışık homojen değildir. Aksine 380 ile 760 nanometre arasında değişen dalga boylarına sahip farklı renklerin yaklaşık olarak eşit miktarda karışımından meydana gelmiştir. Bütün dalga Boyları müzikteki akorda benzer bir şekilde birbirleri ile uyum halindedir. Ancak kulağın müzükteki bir akoru dinlediğinde içerdiği Notaları ayırt edebilmesine rağmen, göz gördüğü akkor halindeki beyaz ışığın içindeki dalga boylarını teker teker ayırt edemez. Renkli fotoğraf söz konusu olduğunda bu oldukça önemli bir faktördür. Çünkü göze beyaz Görülmesine rağmen gerçekte beyaz olmayan ve renkli film tarafından da gerçek halleri ile Kaydedilen birçok ışık türü vardır. Renkli film, ışığın spektrum yapısı içindeki farklılıklara, göze göre çok daha duyarlılık gösterir. Bu yüzden filmi etkileyen ışık onun dengelendiği ışıktan farklı ise sonuçta ortaya çıkan renkli dialarda belli bir yöne doğru renk sapması görülücektir. Bunu kanıtlamak amacýyla şöyle bir test yapılabilir. Üzerinde çeşitli renkler bulunan bir test kartının güneş ışığı altında, kapalı gök ışığı altında, akkor flamanlı lambadan yayılan ışık altında ve flüoresan ışığı altında fotoğraflarını çekelim. Filmin dengelendiği ışığın dışındaki türlerde renklerin doğal dışı ve farklı göründüğü fark edilicektir.

Renkli filmler belli bir tür ışıkta doğru renk vermek için tasarlandıklarından, gözümüz de beyaz zannetiği ışığın içindeki küçük farklılıkları algılayamadığından, doğru renk elde edebilmek için doğru filmin, doğru ışıkta kullanılması gerekir. Bu nedenle ışığın belli bir sınıflandırmaya ve birimlendirmeye tabi tutulması gerekir. Bu amaçla hazırlanan cetvele Kelvin Skalası adı verilir.

Kelvin Skalası adını İngiliz fizikçi WTKelvin'den almıştır. Işığı renk ısısı türünden ölçer. Sadece akkor ışık kaynaklarında uygulanır. Kelvin skalasının başlangıç noktası mutlak "0" yani -273 derecedir. Bir demir parçasını ısıttığımızda ısının miktarına bağlı olarak ışık yaymaya başladığını biliriz. Bundan yola çıkarak 1000 dereceye kadar ısıtılmış bir demir parçasının yaydığı kırmızımsı ışık için 1237K derecesi tanımlaması yapılabilir. Herhangi bir ışığın renk ısısı, siyah gövde RADYATÖRÜ adı verilen ve bir tarafında delik bulunan içi boş metal bir kürenin tanımlanacak ışık ile aynı renge gelene kadar ısıtılıp santigrat cinsinden Ölçülen derecesine 273 rakamının ilave edilmesi ise bulunur. Bulunan bu rakam Incelenen ışığın "K" derecesidir. Bu noktada renklerden bahsederken SANATÇILARIN tanımlamalarıyla fizikçilerin tanımlamaları arasındaki tersliğe dikkat çekilmelidir. Sanat çevrelerinde kırmızı ve komşusu olan renkler sıcak, mavi ve komşusu olan renkler soğuk diye tanımlandıkları halde, Fizikçiler Kelvin Sklasında da görüleceği gibi, kırmızı grubu soğuk, mavi grubu ise sıcak tanımlarlar. Fizikçiler için koyu kırmızımsı ışık 1000K civarında olurken, kuzey göğünden yayılan ışık 27000K civarında olabilir mavi. Tabi bu hiçbirzaman göğün o bölümünün 27.000 dereceye kadar ısındığı için o rengi yaydığı anlamına gelmez.

Kelvinmetrenin ancak renk düzeltme filtre seti ile birlikte olduğunda bir anlamı vardır. Tek başına bir işe yaramaz. Kelvinmetre ancak konunun genelini aydınlatan ışıkta bir uyumsuzluk var ise düzeltilmesinde yardımcı olur. Konu içinde oluşmuş yerel renk sapmalarını düzeltmekte yararlı olamaz. Birinci tür kırmızı ve mavi, ikinci tür kırmızı, mavi magenta yeşil dengesini veren kelvinmetreler vardır.

Bazı Işık Kaynaklarının "K" cinsinden Renk Isıları

Mum Alevi, 1500K
100 Watt genel amaçlı ampul, 2850K
500 Watt Profesyonel tungsten ampul, 3200K
El Flaşı, 6200-6800K
Sabah ve öğleden sonra gün ışığı, 5000-5500K
Öğlen güneşi mavi gök beyaz bulutlar, 6000K
Sadece mavi gök ışığı (gölgedeki konular), 10000-12000K
Berrak mavi kuzey göğü, 15000-27000K

Kelvin değerleri sadece akkor ışık kaynakları için geçerlidir. Diğer kaynakların renkleri benzeştirme yolu ile bulunmus değerlerdir. Ancak bu konuda işler biraz daha karışıktır. Çünkü renk ısısı sadece ışığın renginin ölçüsüdür. Fakat o ışığın spektrum yapısı hakkında bilgi vermez. Önceden belirtildiği gibi aynı renk ısısına sahip fakat birbirinden farklı beyaz ışıkların varlığı söz konusudur. Bu tür Işıklar renk ısıları aynı olmakla beraber spektrumları farklı olduðundan renkli film üzerinde de farklı sonuçlar verirler. Ancak Kelvinmetre bu spektrum farkını gösteremez yani beyaz ışığı analiz edemez.

Akkor ışık kaynakları tarafından yayınlanan ışınlar, siyah gövde RADYATÖRÜ tarafından yayılan ışınlarla spektrum yapısı bakımından büyük benzerlik gösterirler. Siyah gövde RADYATÖRÜ de bütün renk ısı ölçümlerinin temelini oluşturur.

Spektrum: Kelvin Skalasını incelerken bahsettiğimiz spektrum kavramını biraz daha açmak sanırım yerinde bir karar olucaktır. Beyaz olarak algılanan ışık homojen bir ortam olmayıp, farklı dalga boylarının karışımından meydana gelmiştir. Bu dalga Boyları birbirlerinden görsel olarak ayrılabilirler. Bu işi gerçeklestiren cihaz bir prizma yada bir spektroskoptur. Sonuçta ortaya spektrum adı verilen ve ışığın içindeki farklı dalga boylarının her birinin farklı bir renk bandı olarak görüldüğü bir ışık Kuşağı ortaya çıkar. Spektrumun en bilinen örneği gökkuşağıdır. Gökkuşağı renkleri, güneş ışınlarının, havada asılı bulunan çok fazla miktardaki su damlacığına çarparak kırılıp yayılmasından kaynaklanır. Klasik Newton Spektrumu yedi farklı rengi tanımlar; kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, mor, Eflatun.



4. Kontrast: Bir ışık kaynağının yaydığı ışığın konu üzerindeki kontrastını belirleyen faktörler öncelikle konu-ışık kaynağı mesafesi ve ışık kaynağının konuya göre etkili yada geçerli boyudur. Konu-ışık kaynağı mesafesi arttıkça yada ışık kaynağının konuya göre etkili yada geçerli boyu azaldıkça ışık kaynağının yaydığı ışınlar birbirlerine paralel hale gelirler. Bu da ışık ve yarattığı gölge arasındaki yoğunluk farkının artmasına ve ışık-gölge arasındaki geçiş bölgesinin daralmasına yol açar.

Güneş, dünyaya oranla oldukça büyük olmasına karşın çok uzak bir mesafede bulunduğundan noktasal ışık kaynağı konumundadır. Bu da güneşten gelen paralel ışınların birbirine OLMASINI sağlar. Ancak bulutlu havalarda güneş artık yalnızca bulutları aydınlatmaktadır. Bu durumda büyük yada geniş bir ışık kaynağı konumuna gelen bulutlar, yeryüzündeki konuları her Yönden aydınlattığı ve yeryüzüne olan mesafesi de az olduðundan daha yumuşak görüntülerin oluşmasını sağlar.



Görme duyusu



Konunun tam bu noktasında, insan gözünün özelliklerinden de bahsetmeliyiz. Işığı nasıl gözüyoruz, evreni algılamamıza yardımcı olan gözümüzün çalışma Mekanizmaları ve beyin olan iletişim trafiği. Aslında bütün duyular arasında görme duyusu insan için özel bir öneme sahiptir. Beyin korteksinin üçte biri ve Beyindeki ileti yollarının neredeyse% 40'ı görme sistemine aittir.

Görme duyusu sadece ışığı ve renkleri algılayan bir araç değildir. Görme duyusuyla farklı uzaklıklar ve üç boyutlu uzay da algılanır. Göz boşluğunda bulunan göz küresi, çevresindeki yağ dokusuyla desteklenmiştir. Göz boşluğuna bağlı olup bu kaslar göz kürelerinin hareket etmesini sağlar Göz küresi altı adet kasla. Göz küresinin en dışında bulunan beyaz renkli sklera tabakası göz küresine sağlamlık ve biçim veren tabakadır.

Bunun ön tarafı saydamdır ve Kornea adını alır. Kornea tabakasından göze giren ışık mercek tarafından kırılarak gözün içini döşeyen retina tabakasına düşer ve burada elekrik akımına dönüştürülerek görme sınırı araciligiyla Beyindeki görme merkezine iletilir.

Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 57
Money : 14389
Rep gücü : 0
Kayıt tarihi : 17/07/10
Yaş : 25
Nerden : İzmir

Kullanıcı profilini gör http://aresto.turkforumpro.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz